Amazon’un Kasiyersiz Marketinin Açılışı Ertelendi

Amazon’un kasiyersiz market açılışı planları şimdilik ertelenmiş görünüyor. WAll Street Journal’da yayınlanan bir yazıya göre, Amazon pekçok teknik problemle karşı karşıya ve henüz tam olarak çözebilmiş değiller. Mesela market içerisinde 20 kişiden fazla insan olduğunda sistem her müşteriyi takip etmekte zorlanıyor ve başarısız oluyor. Ya da market içerisinde malların yeri değiştiğinde paketleri takip etmek de mümkün olmuyor.

Amazon online alışveriş dünyasını değiştirip fiziksel market ve mağaza ihtiyacını ciddi olarak ortadan kaldırmakta büyük başarı elde etmiş bir şirket. Şimdi yarattıkları boşluğu doldurmaya çalışıyorlar ancan herkesin yaptığını yaparak başarılı olmaları mümkün değil. O yüzden kasiyersiz market ve mağaza konsepti üzerinde ciddi emek harcıyorlar. Görünüşe göre bir miktar daha çalışmaları ve konsepti geliştirmeleri gerekecek.

Google Reklam Boykotunun Maliyeti $750 Milyon Doları Geçebilir

Birçok büyük şirket YouTube’a reklam vermeyeceklerini açıklamaya devam ediyor. Birkaç hafta önce reklamların vahşet, terorizm ve ırkçılık içeren video içeriğiyle gösterilmesine tepki olarak başlayan boykot Cuma günü Starbucks ve Walmart gibi dev şirketlerin de katılımıyla hızla ilerliyor.

Google’da ise hadise küçük şiddetli bir paniğe yol açıyor gibi görünüyor. YouTube için net bir ciro açıklanmazken tahminlere göre YouTube cirosunun yaklaşık $10 Milyar Dolar olduğu düşünülüyor. Bazı analistlere göre bu boykotun kısa vadedeki maliyeti $750 Milyon dolardan az olmayacak. Bu miktarda paralar söz konusu olduğunda Google gibi paraya para demeyen bir şirketin bile ciddiye alması beklenir tabii ki. Geçtiğimiz günlerde Google yönetimi reklam verenlerden özür dilemiş ve sorunları gidermek için var güçleriyle çalışacaklarını açıklamışlardı.

Ancak sorunun birkaç boyutu var. Birincisi, Google kullanıcıların içerik yayınlamasını kısıtlama yoluna giderse bu sefer kullanıcı boykotuyla karşılaşabilir. Başta YouTube olmak üzere, Google’ın kendiiçeriğini üretmeyip tamamen kullanıcı içeriğine dayandığı düşünülürse kullanıcı boykotu daha elim sonuçlar doğurabilir.

İkincisi, içeriğin reklamla eşleştirilmesi Google mühendislerinin geliştirdiği yapay zeka programlarıyla sağlanıyor. Ne kadar iyi yazılmış olursa olsun, bu programların bir noktada yanlış reklamı yanlış içerikle eşleştirmesi kesin oalcak bir durum. O noktada tartışmanın yenşden alevlenmesi kaçınılmaz.

Son olarak Google hangi içeriğin kabul edilebilir, hangisinin zararlı/tehlikeli/ırkçı/terörist içerik olduğuna karar veremez. Yani kendisini o kararı verecek pozisyona asla düşürmek istemez. Zira o kapıyı bir kez açınca arkası gelecektir. Hani bir grubun terörist dediğine başkalarının özgürlük savaşçısı demesi meselesi.

Google’ın işi kolay değil vesselam. O grupta çalışan arkadaşlara iyi eğlenceler diliyorum.

İngiliz Hükümeti WhatsApp Mesajlarındaki Şifrelemeyi Kaldırmak İstiyor

İngiliz hükümeti geçen hafta Londra’da gerçekleşen saldırıyı bahane göstererek WhatsApp ve benzeri mesajlaşma uygulamalrındaki şifrelemeyi kaldırmak istiyor. İngiliz İçişleri Bakanı Amber Rudd katıldığı bir televizyon programında bu tür uygulamaların teröristlere saklanmak ve gizlice haberleşebilmek için ortam sağladığını ve hükümetlerin terörist faaliyetlere engel olmak için diledikleri kullanıcnın mesajlarına erişme hakkı olduğunu söyledi.

İlk bakışta makul gibi görünen bu istek aslında kullanıcı mahremiyetine indirilmiş yeni bir darbeden başka birşey değil. Geçtiğimiz haftalarda Wikileaks tarafından açıklanan CIA’in kullandığı izleme yöntemlerinden de gördüğümüz gibi devletler istedikleri takdirde diledikleri kişileri izlemek için kolayca yöntemler buluyorlar zaten. Burada devletlere düşen tüm kullanıcıların mahremiyetine tecavüz etmeden suçluları önceden tesbit etmek ve izlemeyi onlar üzerinde yoğunlaştırmaktır. Bunun için de ellerinde yeterince yöntem var zaten.

Uber’in Otonom Sürüşlü Arabası Kaza Yaptı

Hafta sonunda Uber’in otonom sürüşlü Volve araçlarından birisi Arizona’da kaza yaptı. Twitter’da paylaşılan resme göre araç başka bir araçla ciddi şekilde çarpıştı ve yan döndü.

Olayın ardından Uber Arizona’da ve Pittsburg’da sürücüsüz araçla yolcu taşıma projesini askıya aldı. Bugün yapılan yeni bir açıklamayla Uber San Francisco’da sürücüsüz araç denemelerine yeniden başlayacağını duyurdu. Ancan San Francisco’da otonom sürüşlü araçlar yolcu taşımayacak, sadece yol haritası çıkarma ve test sürüşü yapacaklar. Geçtiğimiz aylarda Uber’in San FRancisco’daki denemeleri Motorlu Araçlar İdaresi tarafından engellenmiş ve Uber bu projeyi askıya almak zorunda kalmıştı. Şimdi üstelik de Arizona’daki olayın ardından nasıl hızlıca başlayabiliyorlar emin değilim.

 

Instagram Hassas İçerikli Resimleri Bulanıklaştıracak

Instagram bundan böyle hassas içerikli resimleri bulanık hale getirecek ve kullanıcılar resme bakıp bakmamayı kendileri seçebilecekler. İlk olarak şiddet içerek resimlerin bir kısmı bu şekilde gösterilecek. Mesela hayvanlara yapılan zulüm, savaş fotoğrafları vs gibi. Şirket yetkililri zaman içerisinde cinsel içrerikli resimlerin de bu kategoriye alınabileceğini söylüyorlar.

Meta Sanal Gerçeklik Demo Videosu

Meta Piyasadaki birkaç sanal gerçeklik görüntüleme cihazından birisi. Piyasada yaklaşık $1000 dolara satılan bir geliştirici kiti var.  Yukarıdaki ve una benzer videoları incelerseniz oldukça etkileyici olduunu göreceksiniz.

Buyrun!

Twitter Paralı Sürümünü Çıkarmayı Düşünüyor

Bugün internete düşen haberlere göre Twitter paralı bir sürümünü çıkarmayı düşünüyor. Şirket uzun süredir sıkıntıda. Yeterli ciro yapamıyor. Reklamdan bekledikleri geliri elde edemediler. Şimdi alternatif gelir yolları araştırıyorlar.

Söylenenler doğruysa Twitter TweetDeck uygulamasını güncelleyip paralı hale getirmeyi düşünüyor. Ekran görüntğlerine göre son dakika haberleri, yeni analitik araşları, bir hesabın kullanıcılarının attığı tweetler vs gibi yeni özellikler eklenecek.

Anlaşılan o ki şirket piyasada nabız yokluyor ve alacağı tekileri ölçmeye çalışıyor. Konunun ayrıntılarını bilen ve adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili şirketin henüz bu konuda çalışmaya başlamadığını ve henüz düşünce aşamasında olduklarını söylemiş. Dolayısıyla elimizde net bir bilgi yok henüz.

Twitter TweetDeck Uygulamasını yaklaşık 6 yıl önce satın almış ve o günden bugüne de uygulamaya ciddi hiçbir yatırım yapmamıştı.

Çoğu kullanıcının kullandığı temel Twitter uygulaması ise ücretsiz olmaya devam edecek.

Yüzlerce Global Şirket Artık Google’a Reklam Vermeyecek

Google’ın reklamla ilgili problemleri derinleşmeye devam ediyor. İki gün önce İngiliz The Times gazetesi 250’den fazla şirketin Google’a reklam vermekten vaz geçtiklerini söylemişti. Temel problem bu şirketlerin reklamlarının şirket değerleriyle uyuşmayan içeriğin yanında yer alması. DAha spesifik olursak vahşet ve terorizm propagandası yapan içerikle birlikte yayınlanması ve bu içeriği yayınlayanlara para kazandırması.

Aralarında Toyota, VolksWagen, Tesco, Heinz gibi dev şirket ve markaların da bulunduğu pekçok şirketin endişeleri aslında yersiz değil. Başta YouTube olmak üzere, Facebook, Twitter, Instagram gibi servisler müşterilerin sürekli geri gelip içerikleri izlemesiyle ayakta duran şirketler. Sürekli gelen müşteriler reklama bakan göz demek ve Google da bundan para kazanıyor. Ve insanların sürekli geri gelmesinde, içerikleri izlemesinde ve paylaşmasında büyük payı olanlar da birleştirici, yapıcı içeriklerden çok bölücü, vahşet ve dehşet içeren videolar. Bu tür videoları yasaklamakla Google, Facebook vb şirketler ciddi bir kitleyi uzaklaştırmış olacaklar. Bunun bilinciyle uzun süre direndiler, ancak yüzlerce büyük şirketin reklam vermeyeceğini açıklaması ciddi bir ciro kaybı demek ve ne Google, ne Facebook ne de başka hiçbir şirket bunu kaldıramaz.

Silikon Vadisindeki birçok şirketin gelir kaynağı reklamlar. Google, Facebook, Twitter, Instagram, Snapchat ve daha niceleri doğrudan reklam sayesinde var olabilen şirketler. Reklam geliri ortadan kalktığında bu şirketlerin dayanabilmesi mümkün değil. O yüzden de bu şirketler mümkün olduğunca tarafsız davranmak ve orta yolu tutturmak zorundalar.

Geçtiğimiz seçim döneminde bu şirketlerin pekçoğu kendilerini çok açık bir şekilde Clinton’la birlikte konumlandırdılar. Son dakikaya kadar Clinton’ın seçimi kazanacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Sonra beklenmedik birşey oldu ve Trump başa geçti. Bunun etkilerini vadide çok derinden hissedeceğiz önümüzdeki yıllarda.

Bir kere Clinton ekibinin harcadığı tüm paraya ve başta Silikon Vadisindekiler olmak üzere pekçok şirketin desteğine rağmen Clinton’ın kazanamamış olması Silikon Vadisi şirketleri için aslında bir tehdit oluşturuyor. Reklam işini en iyi bilme ve nokta atışla müşteiriy ikna etme iddiasındaki şirketler tüm varlıklarını ortaya koyarak pazarladıkları bir ürünü satamadılar. Bu internet reklamı konusunda kuşkular oluşturdu birçoklarının aklında.

Sonra açık bir siyasi pozisyon almakla ülkedeki insanların yarısını karşılarına almış oldular. Ülkenin yarısı Trump’a oy verdi, diğer yarısı Clinton’a. Siz Cliton’ı bariz bir şekilde desteklerseniz en azından bazı Trump taraftarlarını kendinizden uzaklaştırmanız beklenecek bir durumdur.

Dahası bir de ekonominin genel durumu var tabii. Vadide dolaşırsanız, ev fiyatlarına, ortamdaki $100,000 dolarlık Teslaların sayısına bakarsanız herşeyin mükemmel gittiğini düşünebilirsiniz. Ancak Trump’ın seçimi Amerika’yı tekrar süper güç yapma iddiasıyla kazandığını düşünürseniz derinlerde bir yerlerde birşeylerin tam da olması gerektiği gibi olmadığını farkedersiniz. Reklam bütçelerinin de bundan etkilenmesi gayet normaldir bu durumda.

Her ne olursa olsun, reklam verenlerin bundan vazgeçmiş olması hem Google için, hem de tüm vadi için kaygı verici bir durum. Dileyelim, bu küçük bir olay olarak kalsın ve buradan ileri gitmesin.

Instagram Yelp Olmaya Çalışıyor: Instagram’dan İşyerleriyle Randevu Almak Mümkün

Instagram önümüzdeki iki ay içinde yeni bir özellik ekleyecek: artık işyerlerinden randevu alıp küçük işletmelerle işs yapmak için tüm ihtiyacınızı Isntagram içinden halledebileeksiniz. Mesela kuaförünüzden randevu almak için Instagram hesabınızdan direk randevu isteyip takvime ekleyebileceksiniz.

Bloomberg’in haberine göre Instagram iki ay içinde bu özelliği uygulamaya ekleyecek. Yelp ve OpenTable bu pazarın liderleri. Instagram zaman içerisinde onlaırn tahtını ne kadar sarsacak hep beraber göreceğiz.

IoT (Nesnelerin İnterneti) Cihazlarında Güvenlik Konusunda Bazı Fikirler

İnternet bağlantısı bugün hayatımızda olmazda olmaz kabul ettiğimiz ihtiyaçlardan. Pekçoğumuz aslında klasik bağımlı tanımına uyuyoruz bile diyebiliriz. Bilgisayarımızdan cep telefonumuza, televizyonumuzdan güvenlik kameralarımıza çevremizdeki pekçok cihaz şimdiden internete bağlı.

Bunungetirdiği pekçok avantaj var tabii ki. Mesela televizyonu açıp hiç düşünmeden YouTube ya da Netflix benzeri bir servisten istediğimiz içeriği anında izleyebilmek pekçoğumuzun çocukluğunda bile olmayan bir lüks. Ya da bir seyahate çıktığımızda dünyanın öteki ucundan evdeki kameraya bağlanıp herşeyin yolunda olup olmadığını kontrol edebilmek insanın içini rahatlatıyor.

Peki ama bu rahatlıpın karşılığında gelen kısıtlamalar ve güvenlik riskleri konusunda ne kadar kafa yoruyoruz? Mesela kişisel bilgilerimizin hiç tanımadığımız insanların elinde dolaşması, kötü niyetli olmasa bile tamamen yabancı insanların evimizin içini kendi elimizle kurduğumuz kameralar üzerinden izlemesi hiç sorun değil mi yani?

Uzmanlara sorarsanız önümüzdeki yıllarda herhangi bir cihazı internete bağlamanın maliyeti o kadar düşecek ki şirketler bunu hiç düşünmeden ve getirisi minimum olduğu halde yine de yapacaklar. Bunu yaparlarken en büyük beklenti kullanıcı bilgilerini toplaypı satabilmek ya da o bilgileri kullanıcıya daha başka servisler ve ürünler satmak için kullanmak. Burada kullanıcı bilgilerinden kasıt yalnızda isim, adres vs bilgileri değil. Mesela sizin her gün saat kaçta kalkıp çayı ne zaman demlediğiniz, kahvaltı yapıp yapmadığınız, işe giderken hangi güzergahı takip ettiğiniz, günde ne kadar hareket edip yemekte ne yediğiniz, bisiklet sahibi olup olmadığınız, hangi sıklıkla spor yaptığınız, çocukların okul adresi ve ne zaman okuldan geldikleri, akşam hangi arkadaşlarla nerede takıldığınız vs bilgiler. Bir şirket için değeri ölçülemez bilgiler bunlar.

İşin ilginci pekçok cihazın internete bağlanması için kullanıcı yararına gerçek bir sebep var mı o da pek belli değil. Çay/kahve makinesinin, diş fırçasının ya da çim biçme aletinin internete bağlanmasıyla kullanıcı nasıl bir gerçek yarar sağlıyor olabilir? En son ürünü satmak için, özellikle de early adopter kalabalıklarını ürünü almaya ikna etmek için çok faydalı bir yol olabilir bu. Fakat ürüne sahip olmanın heyecanı ilk iki haftada geçtikten ve kullanıcılar kendine yeni bir yecan mecraı bulduktan sonra hala gerçek bir fayda sağlıyor olacaklar mı?

İşin ilginç yanı şirketler bu soruları sormuyorlar bile. Açıkcası bir kullanıcı olarak bunları düşünsem de ben de çalıştığım şirketlerde bu soruları sormanın çok gerekli olduğunu düşünmüyorum. Çünkü kullanıcılar sormuyor bu soruları çoğu zaman. Çamaşır makinesinin internete başlı olması makine almaya çalışan bir müşteri için ilginç bir özellik. Ama İnternet bağlantısının güvenliğinin 256 bit AES encryption’la sağlanıyor olup olmadığıyla belki bir avuç insan ilgilenmiyor. O zaman bir şirket olarak neden bu konuda kafa yorup para harcayasınız ki? Sonuçta her mühendisin şirkete bir maliyeti var, her ürün özelliği para harcanarak pşyasaya çıkıyor. Müşterinin ilgilenmediği bir özellikle şirket neden ilgilensin?

Bence internet bağlantılı IoT (Nesnelerin İnterneti) cihazları heyecan yaratmaya devam edecek önümüzdeki yıllarda. Şirketler ve müşteriler bu bahsettiğimiz ilginç soruları sormadan cihazları satmaya ve almaya devam edecekler. Ta ki ciddi bir kriz olup insanlar bir anda bu konuya dikkat kesilene kadar. Mesela CIA’in evlerdeki IoT (Nesnelerin İnterneti) cihazlarını dinleme amaçlı kullandığının ortaya çıkması gibi.